günler artık daha hızlı akıyor. sabahtan akşama kadar bile sanki farklı günler yaşıyoruz. sona eren günün ardından, nasıl bir sabaha uyanacağımızı kestirmekte zorlanıyoruz. bugünle yarının arası açılıyor.
bir geçişin ortasındayız. yol nereye çıkacak, ufukta ne var bilmiyoruz. ne tam burada ne de orada, bir aradayız. bu aralıkta mesele sadece hareket etmek değil, o hareketin yönünü bulmak. haklar için mücadelenin anlamını birlikte kurmak.
neyse ki, bu geçişte bir aradayız. ama bir arada olmak, tüm boşlukları doldurmuyor. bazı aralar böyle zamanlarda daha çok açılıyor. peki elimizden gelen, sadece aranın açılmasını izlemek mi?
ihtimal bir şeyler bittiğinde değil, hala sürerken vardır.
hiçbir ara kendiliğinden kapanmaz. mesafeler bekleyerek aşılmaz. başlamak bitirmenin yarısı mı bilmiyoruz ama yola çıkmak için bir yerden başlamak gerekir.
gerçeklikle. bildiklerimizle yaşadıklarımız, tanık olduklarımızla duyduklarımız uyuşmuyor. dezenformasyon gerçeklik algımızı parçalıyor. neyin sahici, neyin yapay olduğunu ayırt edebiliyor muyuz?
yaşadığımız yerle. dünya tek evimiz, ama misafir sayılırız. en aşina olduğumuz yerler bile, iklim değişikliği başta olmak üzere pek çok yapısal sorun sebebiyle, bir günde değişebiliyor. peki biz, yaşadığımız yerleri etkileyen kararlarda neredeyiz?
birbirimizle. yaşamak için birilerine güvenmeye ihtiyaç duyarız. en çok güvendiklerimiz arasında kimler var? sivil toplumun toplumla arası, toplumun karar vericilerle arası nasıl? sivil toplumun kendisi, kopan bağları onarabilir mi?
teknolojiyle. yeni teknolojilerin ritmi, kendi ritmimizden çok daha hızlı. hak mücadelesi aynı hızda kendisini yenilemeli mi? yeniliklere alan açarken neleri korumaya devam etmeli? temel haklarımızı geleceğe taşımak için nelere ihtiyacımız var?
büyük bir çabanın içindeyiz. hak mücadelesinde ısrar ediyoruz. birbirimize ulaşan köprüler kuruyor, yan yana geliyor, birlikte düşünmeye çalışıyoruz. içinde yaşadığımız dünyaya da, sivil toplumun kendi dünyasına da sahip çıkıyoruz.
belki de mesele, tüm bu çabaya bir isim vermek. biz buna arayı kapatmak diyoruz.
evet, arayı kapatmak kolay değil. ne bir günde ne de kendiliğinden açıldı aramız. hemen değilse de bir yerden başlayarak bu araları kapatırız.
sivil düşün 2026 boyunca sivil düşünenlerin hak mücadelesinde ısrarından aldığı güçle arayı kapatmak için adımlarını atacak. kendi payıma düşeni bulup buradan başlıyorum dersen, yolda karşılaşırız.
arayı kapatalım forumu 10-12 mayıs’ta, sivil düşünenleri bir araya getiriyor.
özel destek yaşadığımız yerle aramızı açan iklim değişikliği ile mücadele etmek isteyen Sivil Düşünenlere destek veriyor. nisan ortasında kapanan genel desteklerin ardından, yaz başlarken açılıyor.
kuluçka mücadelesine iklimi katan sivil düşünenlerin ihtiyaçlarına yanıt veriyor.
dünyanın meselesi ikinci sezon boyunca aramızın açık olduğu meselelerin derinine iniyor.
CAM özel seçkileri yıl boyunca Sivil Düşünenlerin çektiği filmleri belirli bir tema etrafında bir araya getirerek araya yakından bakıyor.
sivil düşün merak ediyor serisi sivil toplumun arası açık olan meselelerini sivil düşünenlerle sosyal medyada birlikte tartışıyor.
ilham veren hikayeler ve söz devri mücadelesiyle güç veren sivil düşünenlerin hikayelerini herkesle buluşturuyor.